MODERN TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİNİN DİBACESİ: ZİYA GÖKALP
İnsanlık tarihi, kadim milletlerin varlığını ve bu milletlerin birbiriyle mücadelesini reddedememektedir. Konumuz kadim milletler etrafında düğümlenecek olsa da tarih içerisinde […]
İnsanlık tarihi, kadim milletlerin varlığını ve bu milletlerin birbiriyle mücadelesini reddedememektedir. Konumuz kadim milletler etrafında düğümlenecek olsa da tarih içerisinde […]
Dünyanın milletler mücadelesi ile yürütüldüğü bu zamanda milletlerin kuruluşu ve bekasının tayininde birtakım unsurlar devreye girmektedir. Bazı milletler menfaatlerle kurulur,
Geceler gündüzleri, günler ayları, aylar da yılları kovaladıkça ve hatıra duvarları kalınlaştıkça; içte başlayan muhasebe de artıyor. Yetişemiyoruz dünyanın baş
Kültür değişmesi zamanımızın sosyal ilimcilerini iki bakımdan alakadar eder. Bir tarafta kültür değişmesi ile uğraşan, bunu nasıl ve hangi yollarda
Kol işçisinin hor görüldüğü toplumlarda sosyal tabakalaşma ve sınıflaşma sert çizgiler çizmiş, bunun paralelinde sert sınıf çatışmalarına da rastlanmıştır. Tarih
Ülkemizi saran tehlikelerin, sonu kötüye gidecek gibi görünen üst düzey çalkantıların, herkes farkındadır. Konu Türk, özellikle Müslüman Türk olunca, konu
Türk sosyolojisinde ordu, yalnızca resmî bir kurum değil; aynı zamanda kültürel anlamda bir “ortak refleks” olarak tanımlanmıştır. Bu tanım, ordunun
Mevcut düzende bazı gruplar siyasi, hukuki, iktisadi isteklerine yasal yollardan ulaşmaya çalışırken, tam aksine bazı gruplar ise terörizme başvurup şiddeti
“Yüksek dağlar fırtınalı olur!” Böyle der, tarihî tecrübenin sağlam bir mahsulü olan bir Türk atasözü. Bir yandan Türkler çok fırtınalı
“Adalet mülkün temelidir.” cümlesini pek çok defa duymuşuzdur. Türk milletinin devlet ve hukuk kavramlarına yüklediği derin anlamı özetler nitelikteki bu
Taht Oyunları dizisini herkes duymuştur, hatta pek çoğumuz izlemiştir bile. Sizi içine çeken bir evrene sahip olması herhalde en başarılı
Ziya Gökalp’ın Felsefe Dersleri adı ile 2006’da yayımlanan kitabı on iki defterden oluşan notlarını içermektedir. Malta Sürgünü sırasında (22 Eylül
Giriş Günlük iletişimin girdabında yüzlerce farklı kavramı içerisinde barındıran binlerce cümleyi yutuyoruz. Özellikle Türkiye gibi dert zenginliği kendinden menkul bir
Serimizin önceki yazılarında metodun yalnızca gayeden uygulamaya gidişte değil tarifleri ve mefhumları oluştururken de kullanıldığını zikretmiştik. Bu hatırlatmanın üzerine, kabullerin
Kavramlar inceleme altına alınmadığı takdirde bazı yumuşatılmış açıklamalar, bazı mahiyeti anlaşılamayan sloganlar yüzünden masumlaşabiliyor ve zihinlerde o şekliyle yer edebiliyor.