KÜÇÜK BİR HİKÂYE: AŞKTAN DAHA KUVVETLİ
-Orhan, oğlum, şuraya otur, seninle çok ciddi bir iş için konuşacağız. (Orhan gösterilen sandalyeye oturarak): -Buyurun babacığım, emirlerinizi dinlemeye hazırım. […]
-Orhan, oğlum, şuraya otur, seninle çok ciddi bir iş için konuşacağız. (Orhan gösterilen sandalyeye oturarak): -Buyurun babacığım, emirlerinizi dinlemeye hazırım. […]
Çağımıza erişebilmiş milletlerin pek çoğu, tarihin mahkemesine çıkmaktan korkuyor. Korkmalarını haklı bulunuz. Dünyada herhangi bir milletin tarihî tecrübesine küçük bir
İnsan bazen sığınmak ister. Bir yere sığınmak, bir kişiye sığınmak, sığınmak işte. Daha fazla düşünmek istemez. Çünkü yeterince düşünmüştür ve
Millî kültür ve değerlerimiz, bizi biz yapan en önemli etkendir. Değerlerimiz, yaşam tarzımız, inancımız, gelenek ve göreneklerimiz, bizim millî kimliğimizi
Uzun süren keşif gezisinden sonra önlerden duyulan bir emirle herkes aralıklı şekilde konumlanarak Aydoğan Paşa’nın etrafında toplandı. Planlamalar yapıldı, nöbet
Varlığı yekûn hâlde anlamlandırma potansiyeli bulunmayan milletler, varlık tasavvurunu parçalar. Varlığın birbirini takip eden iltisaklı süreçlerde tekâmül ettiğinin idraki kaosu
Büyük insan dediğimiz şahsiyetleri yeterince anlayamıyoruz. Anlasaydık belki yıllar önce öngördükleri sorunlar yaşanmadan önlem alabilirdik. Önlem alamasak dahi sorunlar yaşandığında
Bir eğitim-öğretim yılının daha arifesinde yeni döneme dair dualar ve aminler içerisindeyiz. Yeni başlangıçların bünyede oluşturduğu heyecan, bilinmezliklerin takip ettiği