TARİH KAPIMIZI ÇALARKEN
Tarih denen okyanus şüphesiz tekerrürden ibarettir. Fuzuli’nin “Bilmek acı çekmektir” deyişiyle bu tekerrür arasında bugün için bir bağ kurmak gerekirse […]
Tarih denen okyanus şüphesiz tekerrürden ibarettir. Fuzuli’nin “Bilmek acı çekmektir” deyişiyle bu tekerrür arasında bugün için bir bağ kurmak gerekirse […]
Bir milletin tarihi, kültürü, medeniyeti ve ülküsü zaman ve mekân içinde <bir bütünlük> ifade eder. Millî vicdan bu konudaki tezatları
Tarihi devirler içerisinde öyle zamanlar vardır ki kendinden sonraki kuşakları etkiler, hataları ve doğrularıyla yol gösterir. Fırtınalı yıllarda savrulan yapraklardan
Türkler Türkistan bozkırlarının bağrından koparak akın akın Anadolu’nun aydınlığına ve bereketli topraklarına koşarken sırtlarında gözü yaşlı balaları, önlerinde verimli otlaklara
Münakaşayı sever misiniz? Hiç sevmezseniz bile buna mecbur olduğunuz anlar çoktur; çünkü yanlış düşündüğünüzü söylemekten zevk alanlar az değildir. Muhtelif
Türk siyasî, içtimaî ve fikrî hayatının, bilhassa son iki yüzyılını meşgul eden, şu an dahi çözülememiş başlıca birtakım meseleler vardır.
Değerli kitaplara yapılacak en güzel iyilik onları mütemadiyen dile getirmektir. Bu anış bazen dost meclisinde yapılan bir atıfla, bazen -çağın
Gün Sazak, 27 Mayıs 1980 tarihinde şehit oldu. O günden bu yana 38 yıl geçti. Bu ölüm yıldönümü vesilesiyle bütün
‘’Kişi dostunun, yani sevdiği dostunun dini üzeredir, onun için her biriniz iyi baksın, kime dostluk ediyor, kiminle sevişiyor.’’(1) “Dostluk nedir?”
Sivilce bir ergenlik sorunudur. Ergenlik döneminde gençlerin en önemli sıkıntılarından biridir. Sivilcesi çok olan genç, yaşıtlarınca alay konusudur. Öyle ki,
Türkçülük için 3 Mayıs 1944, yeni bir miladı işaret eder. Türkçülerin, kalabalıklar halinde birleştiği, yürüyüşler yaptığı ve başkaldırdığı bir miladı.
Bir insanın Müslüman olduğunu gösteren beş türlü ibadet vardır. Başka bir deyişle, galat-ı meşhur, yani İslâm’ın şartları olarak bildiğimiz bu