Çanakkale Zaferinin ve “Sarı Siyah”ın 100. Yılı
Tarihin ve özellikle Türklerin kaderini yakından ilgilendiren I. Dünya Harbinin en önemli savaşları, bu yıl 100. yılını idrak ettiğimiz, Çanakkale […]
Tarihin ve özellikle Türklerin kaderini yakından ilgilendiren I. Dünya Harbinin en önemli savaşları, bu yıl 100. yılını idrak ettiğimiz, Çanakkale […]
Yeni Ufuk: Sayın Bakanım öncelikle ilk soru olarak bugünkü Türk gençliğine baktığımızda yıllardır gençlik teşkilatlarında bulunmuş birisi olarak, bugünkü üniversite
“Burada yazılı olan her cümle eleştirilere sonuna kadar açıktır. Her şeyin doğrusunu biliyorum diye değil, ‘benim de söyleyeceklerim var’ diye
Ülkemizde, nasıl meydana geldiği ayrı bir tartışma konusu olan “kavram kargaşalığı” belası yüzünden, gerçekten anlaşmak zorlaşmıştır. Sistem, doktrin, program, plan,
Batı’da, Çanakkale’de savaş bir amansız ve insafsız devam ediyor; son ehlisalip, gönüllerinde yüzyılların biriktirdiği kini, yenilgilerin acısını, devrin en ileri
“Yeni Türkiye” söyleminin gündeme sokulduğu bugünlerde pusuda bekleyen “Atatürk ve Cumhuriyet düşmanları” ortaya çıkarak ne kadar “millî kutsalımız” varsa onlara
1970’li yılların ortalarını yaşıyorduk. Sarayköy Gazi İlkokulu’nda öğretmenlik yapıyordum. Denizli’de, Türk Milliyetçiliğinin sesi olacak bir yerel gazeteye ihtiyaç duyuluyordu. Bir
Yüzyıllar boyu İslam ve Müslümanları mağlup etme adına, Avrupa’nın bütün ordularını bir araya getiren, ajanlar, misyonerler ve mason localarıyla ümmeti
Ülkücüler, bilinen tarihin, hiçbir döneminde, sayıca çok olmamışlardır. İnsanoğlunun zayıflığı böyle bir sonuca imkan vermemiştir. Yine de bir cemiyetteki ülkücü
Azeri Türkleri içinde, yarattığı eserlerle Türk milliyetçiliğine hizmet eden Mirza Feth Ali Ahundzade, 1812’de Şeki’de doğmuştur. Ailesindeki huzursuzluk nedeni ile
Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı olmakla beraber Müsavat Partisi’nin ilk lideri. Hayatı Gazetecilik hayatı Babası Hacı Molla Alekber
Öyle insanlar vardır ki yaşadıkları tarihe damga vururlar. Öyle insanlar vardır ki dünya döndükçe asla unutulmazlar. Ve öyle insanlar vardır
Nusaybin’de, Miladi 1211 yıllarında iki kişi yaşıyordu; aslına bakarsanız Nusaybin’de, Miladi 1211 yılında yüzlerce ve binlerce insan yaşıyordu ama bize
Bazı insanlar hayatımızdan hiç çıkmaz. Birlikte olmasak da, fizikî bakımdan çok uzak olsak da onlar “ordadır”, biliriz ve orda olmaları
Âdemoğlunun varlık sahasına çıktığı andan bugüne en büyük, en çetin meselesinin “inanmak” olduğu; güneş kadar açık ve kesin bir hakikat.