KUTADGU BİLİG’DEN- DOKUZ IŞIK’A (DİVÂNÜ LÜGAT’İT- TÜRK)
Onlar ki her adımında, her okuyuşunda ve her duyuşunda daima gelecek nesilleri yoğurmakta kendini görevli kılan, dile sahip çıkmanın millete […]
Onlar ki her adımında, her okuyuşunda ve her duyuşunda daima gelecek nesilleri yoğurmakta kendini görevli kılan, dile sahip çıkmanın millete […]
Soğuk bir kış gününde ayazı ile meşhûr Ankara’dan 5 Mart 2022 Saat 00.00’da Mefkûre Mektebi öğrenci ve eğitimcileriyle birlikte Denizli’ye
Her lügatte olduğu gibi dil tanımında da çeşitli tanımlamalar mevcuttur. Ben size iki farklı perspektiften tanımlayıp devâmında dilin oluşumu, önemi
Ölenlere karşı mesûliyetimiz hep devam eder. Türk milliyetçiğine gönül veren, kırk beş yıllık kısa ömrünü bu uğurda araştırmalara ve çalışmaya
Vaktin kıymetini bilmiyoruz. Hafta arası maçlarında halk yığınlarının kaybettiği saatler en canlı misâllerden biridir. “Yeni Sabah” dostumuzun hesâbına göre haftada
1789 Fransız İhtilâli’nin dünya gündemine getirdiği kavramların başında “milliyetçilik” gelir. Kısa sürede bütün Avrupa’yı etkileyen bu kavram, feodal ve monarşik
Arapça kökenli bir kelime olan siyâset, “at eğitimi” mânâsına gelmektedir. TDK sözlüğü, siyâset kavramını “devlet işlerini düzenleme ve yürütme sanatıyla
Devletimizin, Osmanlı Hanedanlığı döneminde, imparatorluk çapında büyümesi ve büyük askerî zaferlerle taçlanması, bâzılarının sandığı gibi sırf kılıca dayanan bir başarı
Sizi tanıyabilir miyiz? Rauf Tuncer kimdir sanata ilginiz ne zaman başladı? 1955 yıllında Rize’nin İkizdere ilçesinde doğdum. İlk ve ortaokulu
Uzaklarda azap çeken kardeşim Lâle gibi boyun büken kardeşim Kuşatılmış zâlim düşman içinde Sel gibi gözyaşı akıtan kardeşim (Bu yazı
Mâzi ile hâl arasındaki imtidâdı sağlayan şuurdur. Seyyid Ahmed Arvâsî şuuru, rûhun insan idrâkine açılmış penceresi olarak değerlendirirken ruh ile
Somuncu Baba’yı bilmeyen yoktur. Anadolu’yu vatan yapmak üzere gelen Alperenlerden Şemseddin Musa Kayseri’nin oğlu olup Alperenlik târihinde büyük bir yeri
Güneş batmak üzereydi. Yeşil yaprakları, güneşin ışığıyla sanki bir cümbüşü anımsatarak parlayan, rüzgârın estiği yönde bir yanıp bir kararan, ceviz
Önceki yazımızda Türklerin şehirleşme sürecinden bahsetmiş, konargöçer yaşam tarzından büyük şehirlere geçişlerini konu almıştık. Cumhuriyet Dönemi’nde ise şehirlerimizde çarpık bir
Üniversite çağlarımda okuduğum bir kitapla başladı benim için Bosna mâcerâsı. Nihat Genç, ‘Karanlığa Okunan Ezanlar’ kitabında Bosna’yı öyle güzel, öyle