İSTİSMARIN İSTİSMARI
Esefle itiraf edelim ki insanlık âlemini ve ilişkilerini incelediğimiz zaman, kazanılmış hakların yanında gasp edilmiş haklara şerefle temsil edilen makam […]
Esefle itiraf edelim ki insanlık âlemini ve ilişkilerini incelediğimiz zaman, kazanılmış hakların yanında gasp edilmiş haklara şerefle temsil edilen makam […]
Tabiatta ve cemiyette müşahede ettiğimiz farklar meselesi hem faydalı gelişmelere hem de zararlı ve tehlikeli durumlara kaynak olmaktadır. Kâinatta ve
İstismar kelimesi, sömürü ile aynı manada kullanılmaktadır. İstismar, Arapça’da “semerelendirme”, yahut faydalı hale getirme demektir, bununla beraber, hususi bir mânâ
Allah arzı ve kâinatı, insanın istifadesine sunmuştur. İslam’ın bu ölçüsü, insan tabiatını, tam bir realizm içinde kavramış bulunmaktadır. Gerçekten de
İnsan, istismar edilmeyi “sömürülmeyi” sevmez. Gerçekten de insanın istismar edilmesi çirkindir. İnsan, istismarın kötülüğünü, bizzat kendisi istismara mâruz kaldığı zaman
İslâm ekonomi sistemi, objektif bir incelemeden geçirilirse, görülecektir ki onun, bugün münâkaşası yapılan veya tatbik edilen “siyâsî ve ekonomik sistemler”
Biz, ekonomiyi, sosyal hayâtın bir parçası kabul ederiz. Üstelik, ekonomi sosyal hayâtın her yönüne kendi damgasını vurduğu kadar, sosyal hayâtın
Ekonomi ne için vardır? Ekonomi neleri ve kim için işler? Ekonomi, bizzat ekonomi için midir? Yoksa ekonomi, insanın refahını, mutluluğunu
Liberal-kapitalist sistem, kültürel ve moral değerlerin ekonomik hayâtı murakabe etmesine karşıdır. Öte yandan Marksist-sosyalist düşüncede olanlar ise kültürel ve moral
İnsan da dâhil, bütün canlılar, aşağı yukarı aynı fizyolojik ve biyolojik ihtiyaçlarda birleştirilebilir. Hiç şüphesiz, bu ihtiyaçlar, canlıların yapılarına, türlerine,
İnsanın canlı, cansız tabiatla ve diğer insanlarla ilişkisi, basit değil, çok karmaşıktır. Oysa insandan gayrı canlıların yâni bitki ve hayvanların
Ekonominin, grup hâlinde yaşayan insanların (âilelerin, birliklerin, köy, şehir, millet ve blokların) tabiatla ilişkilerinden dolayı birbirleri ile ilişki kurmalarından doğduğunu
Türk-İslâm Ülkücüleri’nin asla unutmayacakları husus, ekonominin bir insan faâliyeti olduğu ve insan için yapıldığı konusudur. Ekonomik faâliyetlerin temelinde insan yatmakla
İktisat, Arapçada ‘tutum’ demektir. ‘İsraf’ kavramının zıddıdır. Yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bildirildiğine göre Allah ‘iktisat yapanları sever’, aksine ‘müsrifleri’, ‘İktisat
Türk çocuğu, bütün Türk târihinden ve bu târihin tecrübelerinden istifâde etmesini bilmelidir. Bu arada, devletimizi çok yakından ilgilendirdiği için Selçuklu