HALKSIZ DEMOKRASİ I
Demokrasi kelimesinin “halk idaresi” manasına geldiğini artık herkes bilmektedir. Batı ülkelerindeki demokratik rejimlerin işleyişine bakıldığı zaman, uygulamada da bunun böyle
Demokrasi kelimesinin “halk idaresi” manasına geldiğini artık herkes bilmektedir. Batı ülkelerindeki demokratik rejimlerin işleyişine bakıldığı zaman, uygulamada da bunun böyle
Dilimizde, bir nesil için eskiden kelimeler ve terimler-bunlar ister millî kökten, ister yabancı kökten gelsinler- bizim için ölmüş sayılamazlar. Türk
Önceki yazımızda, bütün varlık hadiselerinin insana nispetle mana kazandığını söylemiş ve devlete de bu açıdan bakarak bir tarife ulaşmaya çalışmıştık.
Hayatın bir bütün olduğunu ve yaptığımız şekildeki ayırımların sırf meseleyi daha kolay ve anlaşılır vazedebilmek için olduğunu söylemiştik. İktisadi diye
İMemleketimizde çok partili rejimintatbikine başlandığı günden beri, bilhassa 1950 yılından itibaren, bazışahıslar ve teşekküller tarafından muntazam aralıklarla adeta devri birşekilde
Yazı ile başlatılan <tarih ilmidir>, yoksa <tarih> insanla başlar. Çünkü tarih, insanın bilgi ve tecrübesini yer ve zamana bağlayarak biriktirmesi
Bütün sürat vasıtalarından beklediğimiz şey vakit kazanmaktır ve insan, tabiattan buhar ve elektrikle beraber sanki vakit de istihsal ediyor. Fakat
Bir kitap okuduğu zaman müellifin hayallerini ve fikirlerini takip ettiğine emin olmayan okuyucu pek azdır. İşte büyük bir aldanış: Okuyucunun
Milletler, devletler halinde teşkilatlanırlar. Normal olarak, her milletin bir devleti olmalıdır. Sıhhatli ve mutlu bir milletin <<bir tek>> devleti olur.
Birden fazla millete dayalı devletlere, <<çok milliyetli devlet>> adı verilir. Bunlar ister bir hanedana, ister <<bir parti>> hâkimiyetine dayansın, ister
Bazılarının sandığı gibi, güzel sanatların hammaddesi <<madde>> değildir. Madde sadece, bir vasıtadan ibarettir. Güzel sanatların hammaddesi, söz, ses, renk, şekil,
İkide bir lise, yüksekokul ve üniversite gençleri, bir münazarada müdafaa edecekleri tezin delillerini öğrenmek için bana gelirler. Zahmetlerini boşa çıkarmam.
Tarih, beşeriyetin mazisi boyunca insanların yaptıklarını anlatır. Devrimize kadar gelip geçen bütün toplulukların, kültüre, medeniyete, kısaca insanlığa hizmet eden milletlerin
Sanatın maksadı var mı? Yahut sanatın bir maksadı olmalı mı? Hiç şüphesiz, her insan gibi sanatkâr da çalışmalarını bir maksada
Fransız muharriri André Maurois, her iş gibi okumanın da kaideleri olduğunu söylüyor ve bunlardan beş tanesini sayıyor. Hülasa edeyim: Birincisi: