DOĞU TÜRKİSTAN: ESARETTEKİ ESİR TÜRK-İSLAM ÜLKESİ
Günümüzde Çinliler tarafından “Şincang Uygur Otonom Bölgesi” olarak adlandırılan Doğu Türkistan, Türklerin tarihi anavatanıdır. Doğu Türkistan tabii güzelliği, doğal zenginlikleri,
Günümüzde Çinliler tarafından “Şincang Uygur Otonom Bölgesi” olarak adlandırılan Doğu Türkistan, Türklerin tarihi anavatanıdır. Doğu Türkistan tabii güzelliği, doğal zenginlikleri,
1785-1865 yılları arasında yaşadığı tahmin edilen Dadaloğlu’nun asıl adı Veli’dir. Babası da Dadaloğlu mahlasıyla şiirler yazan Âşık Musa adlı bir
Fikir adamlarımızın çoğu bir ahlâk buhranı içerisinde olduğumuzu kabul eder, sanırım. Fakat ahlâk mevzuunda araştırmalarımız yoktur. İrtica gibi sık sık
Kadim ulusların hepsinin geçmişinde unutulmaz zaferler vardır. Bu gurur verici olaylar hem örnek olup yurt içinde duygudaşlık bağlarının güçlendirilmesi hem
Osmanlı Devleti, tarih boyunca Avrupa topraklarında egemen olmak için çarpıştığı Almanlarla müttefik oldu ‘’The Great War’’ adını verdikleri I. Dünya
İlim, artık milletin bazen soy arılığına bağlayan, bazen siyasî sınırlarla tehdit eden eski tarifin çerçevesini aşmış bulunuyor. Bugün millet denince,
1.Dünya Savaşı sonrası İstanbul’a demirleyen 70 civarı ihtilaf zırhlısı ve İstiklal’de yürüyüş yapan ihtilaf askerleri, buralara egemen olacakları rüyasıyla günlerini
Gençliğin millî ahlâk ve şuura bağlı olarak yetişip yetişmediğini anlamak için önce millî ahlâk ve millî şuurun mânasını izah etmek
‘Yakın tarih onun kadar yiğit, delikanlı, idealist bir adam görmüş müdür?’ diyordu bir konuşmasında Mustafa Çalık. Anladınız muhakkak Enver Paşa’dan
Mütecanis cemiyetlerde, dinin helâl- haram tarzında ortaya koyduğu normlar, ahlâkın iyi-kötü biçiminde sıraladığı normlara paraleldir. En az bin yıldan beri,
Devlet-i Âli’nin düvel-i muazzama karşısında verdiği büyük ve çetin savaşların sonucunda, Anadolu’nun hâleti rûhiyesi, Türk anasının “Büyüğü Balkan Harbi’nde, ortancayı
“Ölüm adildir: Aynı Haşmetle vurur Şâhı, Geda’yı.”(Avşar Atasözü) Anadolu’da çok kapsamlı bölgelere dağılan Avşarlar, kültürümüzü ve geleneklerimizi ciddi anlamda yaşadığımız
Lâik bir ahlâk düşünmek demek, ahlâkı, bir ‘sosyal müessese’ olarak kabul etmemek demektir. Oysa ahlâk pratikte, sosyal bir müessesedir ve
Hasip SAYGILI Değerler üzerinden hamaset yaparak göz ve gönül yoran, insana hiçbir şey kazandırmayan kitapların arasına bu bahar cemre gibi
Kadim milletimizin Rumeli’yle olan temasları Osmanlı’dan öncesine dayanmakla birlikte bu güzîde topraklardaki kesin Türk hakimiyeti 14-20. yüzyıllar arasındadır. Devlet-i Âliye-yi