İBRAHİM METİN’İ BİLİR MİSİNİZ?
Son nefesine kadar on sekiz yaş ülkücülüğünün heyecanı ile yaşayan İbrahim Metin’i bilir misiniz? “Ülkü”nün tarifini, “Ulaşılmak istenen en son […]
Son nefesine kadar on sekiz yaş ülkücülüğünün heyecanı ile yaşayan İbrahim Metin’i bilir misiniz? “Ülkü”nün tarifini, “Ulaşılmak istenen en son […]
İbrahim ağabeyin vefâtının üzerinden bir sene geçti. Mâlûm salgın İbrahim Metin’in kalplerimize ve mücâdele târihimize bıraktığı derin ize uygun bir
Günümüzde ‘din ve vicdan hürriyeti’ ve bu hürriyetin sınırlandırılamayacağı hususu ‘temel bir hak’ olarak tescil edilmekle beraber ne hikmetse İslâm
“Söz gümüşse sükût altındır.” Târih ve kültürün insan hayatına en büyük katkısı şüphesiz günlük hayatta işimize yarayacak bilgilerin tabiri câizse
Önceki yazımda, özel olarak Avrupa’da, Fransız İhtilâli ile başlayan ve çeşitli milletlerde yayılan milliyetçiliklerden bahsetmiştim. Özet olarak her milletin târihî
Bir devir ki ezelden bir akışı ebede kadar yürütmeye ant içmiş, bir söz ki nesilleri dâima diri tutmaya çalışan, bir
Talebe cemiyetlerinin dışında, gençliğimizin meselelerini yüklenen hiçbir müessese ve teşkilât yoktur; bu meseleyi inceleyen ve sorumlulara yol ciddi yayınlar da
12 Eylül 1980 öncesinde birçok sûikast, birçok aydınlanamayan, aydınlatılmak istenmeyen olay meydana geliyordu. Sokaklarda anarşi giderek artıyordu ve tehditler de
Vazgeçemediğim yazılardan bir başkası da yine Yahya Kemal’in, “Ezan ve Kur’an” yazısıdır. Bozkurt’ta yayımlanmıştı. Özetle: “Mütarekeden sonra maziye karşı dâüssılam
Son yıllarda bâzı kültür meselelerinin, dolayısıyla Batı karşısındaki tavrın, kimlik adı altında konuşulmaya başlandığı görülüyor. İyiye işârettir. Batı’yı doğrudan doğruya
Tabiatta, düzenin devamlılığı için birçok kânun bulunmaktadır. Bugün, konumuz gereği değinmemiz gereken kânun ise doğal seçilimdir. Kısaca anlatmak gerekirse doğal
Önceki yazımızda atalar sözünden bahsetmiş, Oğuz Kağan töresindeki adâlet anlayışına, sosyal hayata, kağana ve cihan hâkimiyetine dair başlıklar açmıştık. Bu
Asıl ismi Mehmet Ziya olan Ziya Gökalp, 23 Mart 1876’da Diyarbakır’da dünyâya gelmiştir. Uzun yıllar anılacak ve fikirleri sonraki kuşaklara
On senede bir ordunun siyâsete doğrudan veya dolaylı müdâhalesi ile karşılaşan Türk milleti için ‘’ordu-siyâset’’ ilişkisi toplumun ve devletin üzerinde
Solcu misyoner çarşı pazar dolaşır, söz ve yazı hâlinde dînin müspet ilimlere aykırı olduğunu telkine çalışır. Solcu gazete ve dergilerde