TÜRK OLMAK
Kitabın yazarı Cemal Kurnaz, edebiyat profesörüdür. Yayımlanmış birçok şiir, makale ve kitapları bulunmaktadır. Üretkenliğinin sürmesini diliyorum. Türk Olmak adlı kitap, […]
Kitabın yazarı Cemal Kurnaz, edebiyat profesörüdür. Yayımlanmış birçok şiir, makale ve kitapları bulunmaktadır. Üretkenliğinin sürmesini diliyorum. Türk Olmak adlı kitap, […]
Âh vre Selanik, Âh vre Yanya!… Bizimdi bir zamanlar bu güzel topraklar, bizimdi bir zamanlar ismini işittikçe gönüllerimizi titreten Balkanlar:
Okuduğum bâzı yazılar var ki gönlüm onların kaybolup gitmelerine asla râzı olmaz. Çünkü bunlar geçmişe tutulmuş ayna, geleceğe çevrilmiş projektör
“Baktım gözüne kaşına, Benzettim Hümâ kuşuna, Beni hicran ateşine, Yakan dilber kiminsin sen…” Hümâ kelimesinin dilimizdeki yaygın anlamları; cennet kuşu,
Süleymaniye ve Beyazıt Kütüphâneleri modern şekilde tâmir ve tanzim edildi. Kırk yaşını geçmiş insanlar, buralarda yazma ve basma bütün târih,
Kızıl ve kara emperyalizmin ‘kültür saldırısına’ uğrayan her ülkenin ortak çığlığı: ‘Sömürgeci eğitime paydos’tur. Kızıl ve kara emperyalizm, dünyâyı parsellemiş
Târihi seyir içerisinde bölgeler arası diğer boylara nazaran fazla yerleşim gösteren Yıva boyu, Oğuzların Üçok koluna mensup bir boydur. Kaşgarlı
Türk Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktası sayılan Sakarya Meydan Muhârebesi (Savaşı) öncesinde Eskişehir-Kütahya Savaşları olarak anılan savaş, 10 Temmuz 1921 günü
Ahmet’in gözleri fenerin ışığından hiçbir şeyi görmez olmuştu. Gecenin karanlığına alışmış gözleri sanki fenerin ışığıyla kör oluvermişti. Hafifçe gözlerini kısarak
Yaşadığı çağ ile barışamayanlara… Şiir; roman, öykü, deneme, seyahatnâme gibi edebî türlere göre okuması kolay ancak anlaşılması daha güç olan
II. BÖLÜM İlk zamanlardan bu yana, büyük bir çekişme içinde olduğumuz Çin’in eski kaynaklarında Türkler, “Güçlü, husûmetli, teşkîlâtçı ve savaşçı
Kısmen doğruluk payı olan çok meşhur bir laf vardır, Türkler târih yapar ama yazmaz diye. Bâzı dönemler için bunu söyleyebiliriz
İğdir boyu yirmi dört Oğuz boyu içerisinden Üçokların bir koludur. Kaşgarlı Mahmud, İğdir boyunu on dördüncü sırada belirtmiştir. Reşidüddin ise
Ahmet, Refik’le konuştuğu günün gecesinde bir türlü uyuyamamıştı. Kendine kızıyordu ve utanıyordu. Onun düşüncelerini dinlemekten ziyâde ona anlatmak istediği düşünceleri
Fransız ve İngiliz sömürge eğitimini, sırf tipik birer örnek oldukları için ele aldık. Gerçekte, ‘milletler savaşı’ acımasızca devam etmektedir. Üstelik