MİLLİYETÇİ AYDINLARA (!) AÇIK MEKTUP
Bu satırları sizlere yazarken utanıyorum fakat bu utancımı şahsî olarak algılamayın. Şahsî olarak utanmıyorum, kendimi mensubu saydığım ülkücü hareket adına […]
Bu satırları sizlere yazarken utanıyorum fakat bu utancımı şahsî olarak algılamayın. Şahsî olarak utanmıyorum, kendimi mensubu saydığım ülkücü hareket adına […]
“Adalet mülkün temelidir.” cümlesini pek çok defa duymuşuzdur. Türk milletinin devlet ve hukuk kavramlarına yüklediği derin anlamı özetler nitelikteki bu
Taht Oyunları dizisini herkes duymuştur, hatta pek çoğumuz izlemiştir bile. Sizi içine çeken bir evrene sahip olması herhalde en başarılı
Büyük Itrî’ye eskiler derler: Bizim öz mûsikîmizin piri… O ki bir ihtişamlı dünyaya, ses ve tel kudretiyle hâkimdi; âdeta benziyor
Köl Tigin tarihimizin ilk kaynaklarında bile yer alan, adını taşa kazıtabilmiş bir bahadırdır. Türk milletinin dağıldığı her coğrafyada benzer adlarla
Adalet, herkesin hak ettiğine kavuşması demektir. Zulüm ise hakkın, bilerek ve istenerek zayi edilmesi, hakkın yerine ulaşmasının kasten önlenmesi demektir.
Ziya Gökalp’ın Felsefe Dersleri adı ile 2006’da yayımlanan kitabı on iki defterden oluşan notlarını içermektedir. Malta Sürgünü sırasında (22 Eylül
Vatan seni gelin etmiş, şen ol Aybüke, Bir şehit verilecekmiş, sen ol Aybüke. Bazı türküler vardır kulağımızdan yüreğimize sızılı bir
Kılıçlar sustu ama zihinlerdeki savaş hâlâ sürüyor… Tarih; yalnızca kralların, taht kavgalarının, orduların, meydan savaşlarının ya da imparatorlukların yükselişlerinin hikâyesi
Cumhuriyetimizin kuruluşunun 102.yılını kutladığımız bu günlerde, Cumhuriyet’e giden yolun taşlarının döşendiği Millî Mücadele ile ilgili çok ilginç bir kitap okudum.
Konya’dan Ankara istikametine doğru yola çıktınız. Yolculuğunuzun ilk kilometrelerinde havadan gök gürültüsüne benzer bir ses işittiniz ve bunu gök gürültüsü
Giriş Günlük iletişimin girdabında yüzlerce farklı kavramı içerisinde barındıran binlerce cümleyi yutuyoruz. Özellikle Türkiye gibi dert zenginliği kendinden menkul bir
Gerçek ve hakikat kelimelerini, günlük hayatta aynı anlamda ve birbirinin yerine kullanırız. Aslında farklıdırlar. Var olan, olan, olmuş olan, olmakta
“Gazete; halkın gözü, kulağı, dilidir.” demiş Hasanbey Zerdabi. Çocukluk ve Gençlik Yılları Hasanbey Zerdabi 1837’de Şamahı şehrinin yakınlarındaki Zerdap köyünde
Serimizin önceki yazılarında metodun yalnızca gayeden uygulamaya gidişte değil tarifleri ve mefhumları oluştururken de kullanıldığını zikretmiştik. Bu hatırlatmanın üzerine, kabullerin