BOSNA ŞEHİDLERİNİN RUHANİYETİ HATIRASI ÖNÜNDE BİR ALİYA İZZETBEGOVİÇ ANMASI
Kıymetli okurlar; Yeni Ufuklara Doğru şiarıyla yola çıkmış olan Yeni Ufuk Dergisinde, bugüne değin bu üçüncü yazı teşebbüsüm oluyor. İlk […]
Kıymetli okurlar; Yeni Ufuklara Doğru şiarıyla yola çıkmış olan Yeni Ufuk Dergisinde, bugüne değin bu üçüncü yazı teşebbüsüm oluyor. İlk […]
Fecrin ak çizgisi, tam da kavram üstünde olduğu haliyle, adeta yatık bir çizgi gibi belirmişti yine o saatlerde; ben bu
Bu yerlerde trenler, doğudan batıya, batıdan doğuya gider gelir; gider gelirdi. Bu yerlerde demiryolunun her iki yanında, ıssız, engin, sarı
Türk Dil Kurumunun Uydurmaca Anlayışı Cumhuriyetimizin banisi ve TDK’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünden sonra, dil meselesinin büyük bir çıkmaza
Eski Yunan filozoflarına göre, insan, konuşabilen hayvandır. Onların bu sözünden anlamaktayız ki konuşabilme yetisi, yani dil, insan olmanın biricik şartı
Ardı arkası kesilmez haberlerin değişmeyen tek tarafı yine bir yerlerde ateşlerin düşmesiydi ocaklara; patlamalar, saldırılar dinmek bilmiyordu. Sıkıntılıydı Ömer Astsubay,
Kıymetli Yeni Ufuk okurlarına, ufuktaki yeni selâmlarımızla diyerek bir girizgâh yapalım ve en önemlisi bir merhaba sunmaktır şiarımızı naçizane not
Türk Cumhuriyeti daha henüz yarım asrını doldurmamıştı ki, Türk Milleti 20. Yüzyıl’da tarihinin ikinci varlık yokluk meselesini ortaya koyuyordu; bu
Gazi Mustafa Kemal Atatürk 1927 yılında yazmaya başladığı Nutuk’unda, “1919 senesi Mayısının 19’uncu günü Samsun’a çıktım.” diyor; milli mücadelenin başlangıcı
“Hoca! Hoca! Bu musalla taşı, musalla taşı olanda böyle er kişi görmedi!” Hüseyin Nihal Atsız’ın cenaze merasimi yapılmaktadır; imam,
Türk Edebiyatı tarihçilerinin, Türk Halk Edebiyatı müdavimleri ve mütehassıslarının, Türk Halkbilimi araştırıcılarının yüksek ve kıymetli birikimlerinden uyanan bir duyguya, o
Bir çocuğun okul çağı yedinci yaşının içidir bizim buralarda, bizim buralar dediğim ise Burdur’un Bucak ilçesi; hemşerisi olmakla mağrur olduğum
28 Ekim 1923 günü Çankaya’da İsmet Paşa (İnönü), Fethi Bey (Okyar), Kâzım Paşa (Özalp), Kemâlettin Sami Paşa, Halit Paşa, Rize
Müspet ilimlere göre; basit yapılı maddelerden karmaşık yapılı maddeler elde edilmesi, iki farklı maddenin birleşerek kendi özelliklerini kaybedip yeni özellikte
Gök yine yarılıyor gibiydi… Yağmuru çok seven ama ıslanmaktan korkanlar, bulutların kasvetli danslarından çıkan şiddetli patlamaları, sadece duymakla geçiştiriyor ve