EGEMENLİĞİN PSİKOLOJİK TEMELLERİ VE TÜRK MİLLİYETÇİLİĞİ
Giriş Günlük iletişimin girdabında yüzlerce farklı kavramı içerisinde barındıran binlerce cümleyi yutuyoruz. Özellikle Türkiye gibi dert zenginliği kendinden menkul bir […]
Giriş Günlük iletişimin girdabında yüzlerce farklı kavramı içerisinde barındıran binlerce cümleyi yutuyoruz. Özellikle Türkiye gibi dert zenginliği kendinden menkul bir […]
Bir eğitim-öğretim yılının daha arifesinde yeni döneme dair dualar ve aminler içerisindeyiz. Yeni başlangıçların bünyede oluşturduğu heyecan, bilinmezliklerin takip ettiği
Bu başlığı okur okumaz eminim ki birçok okuyucun zihninde aynı kelimeler canlanacaktır. Zaten süreç benim açımdan da benzer şekilde geliştiği
“Döner kavşaktan üçüncü çıkışa ilerleyiniz.” Eminim ki navigasyon kullananlar, bu söze oldukça âşinâdır. Peki, bu sözün Yeni Ufuk dergisinin yüzüncü
Hafif şaşkın, biraz ürkek, çokça sorgulayan birisi olarak sizlere misâfir oluyorum. Zîra bu yazıyı yazarken üç farklı şehirde, beş yılda
Her başlangıcın bir sonu vardır elbet. Yaklaşık sekiz dokuz sayıdır “… lâzım” diyerek misâfir olduğum dimağlarınıza bugün “neme lâzım” diyenlerle,
“Söz gümüşse sükût altındır.” Târih ve kültürün insan hayatına en büyük katkısı şüphesiz günlük hayatta işimize yarayacak bilgilerin tabiri câizse
Asıl ismi Mehmet Ziya olan Ziya Gökalp, 23 Mart 1876’da Diyarbakır’da dünyâya gelmiştir. Uzun yıllar anılacak ve fikirleri sonraki kuşaklara
“İlim ilim bilmektir, İlim kendin bilmektir Sen kendin bilmezsen Bu nice okumaktır.” Müellif Yunus Emre, yukarıdaki sözleri sarf ettiğinde 13.
“Her arayan bulamaz ama bulanlar dâima arayanlardır.” Bâzı sözler vardır ki mıknatıs gibi sizleri dibine çeker. Müellifini, ne zaman yazıldığını,
“Aşk imiş her ne var âlemde, İlim bir kıyl-ü kâl imiş ancak.” Bâzı sözler vardır ki insan, ilmi kadar
“Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı? Felekler yandı âhımdan muradım şem’i yanmaz mı?” Türk Dili ve Edebiyatı derslerinde en
“Yürü hür maviliğin bittiği son hadde kadar İnsan âlemde hayal ettiği müddetçe yaşar.” Târih içinde insan hiç şüphesiz diğer canlılardan
Ne zaman târihi bir hâdise üzerine yoğunlaşsak onun geçmiş yönüne daha fazla değiniyoruz. Onu ortaya çıkaran nedenler, olaylar, şahıslar ve
“Zaman bir ejderdir ensemizde soluyan” Dünyanın yaşı insanlığın yaşından şüphesiz çok daha fazladır. Şöyle bir benzetme yapacak olursak konu daha