TÜRK ORDUSU
HER MİLLET ordusuna güvenir ve onunla iftihar eder. Çünkü hür ve müstakil yaşamayı sağlayan, dışta istiklâle kasdedenlere karşı vatan bütünlüğünü, […]
HER MİLLET ordusuna güvenir ve onunla iftihar eder. Çünkü hür ve müstakil yaşamayı sağlayan, dışta istiklâle kasdedenlere karşı vatan bütünlüğünü, […]
SAVAŞ, bir milletin haysiyetini ve varlığını ortaya koyduğu en çetin imtihandır. Yalnız silâhların konuştuğu sanılan bu imtihanda ancak maddî güç,
TÜRK TARİHİ, senenin değil her ayına, hattâ her haftasına isabet eden, iftiharla anılmağa değer, şanlı hatıralarla doludur. Fakat burada sözü
İSTİKLÂL savaşları tarihin şanlı mücadeleleridir. İnsanlık haysiyetinin millet kadrosunda müdafaası demek olan hürriyet ve istiklâl mücadelelerinde, canları bahasına ortaya atılanlar
Memleketimiz fikir atmosferinde gerçekçilik adına uçurulan balonlardan biri de milliyetçiliğin pratik hayat ta tesirsiz, ancak liseli gençlerin heyecanı mahsulü, geçici
MEMLEKETİMİZDE müşahede ve tecrübeye dayanan müsbet bilgi zihniyeti yeter derecede yerleşemediği için, doğruluk hissesi üzerinde düşünmeğe pek lüzum görülmeyen birtakım
SİYÂSET kısaca “İdâre etmek sanatıdır” diye târif edilir. Bu sanat üzerinde incelemeler yapılmış, nazariyeler ileri sürülmüş, usuller tesbitine çalışılmış ve
Bugün her medenî topluluğun sözlüğünde millet, devlet ve hükûmet tâbirleri vardır. Bunların aynı dilde yan-yana yaşaması her birinin ayrı mefhumlara
Fikir sistemi olarak milliyetçilik ile, siyaset ve idare tarzı olan demokrasi arasındaki sıkı alâka malûmdur. Her iki mefhum kütle temayülü,
Milliyetçilikte şahsiyetten bahsederken baba ocağında gelişen şahsiyetin teşekkülünde âile ahlâkının oynadığı role temas etmiştik. Aslında âile insan gruplarının sosyal şekil
ŞAHSİYET, konuşmalarımızda ve yazılarımızda sık sık kullandığımız tâbirlerden biridir. Şahsiyet sahibi insan, şahsiyetini kazanmış sanat, şahsiyetli siyaset vb. gibi. Şahsiyet
Millet dil ile var olur. Bir maddi kuvvet ve manevi değerler bütün olan milletin, kendi hayat anlayışı, telâkkileri ve dünya
MiLLET denilen varlığın kutlu bir mahiyet kazanması son yüzyılların insanlığa hediye ettiği en büyük değerlerden biridir. Uzun tarihî tecrübelerden sonra
İlim, artık milletin bazen soy arılığına bağlayan, bazen siyasî sınırlarla tehdit eden eski tarifin çerçevesini aşmış bulunuyor. Bugün millet denince,
Kültürün tarifi hakkındaki geçen yazımızda dil, din, örf ve âdet, hukuk, iktisat, ahlâk, sanat, edebiyat ve teknikten kurulu ve kültürün