YENİDEN TÜRKLEŞMEK
Bu yazıya başlık düşünüyordum. “Öze Dönüş”, “Türk’ün Kendine Dönmesi” vb. tekrar olacaktı. Yeni Ufuk’un 2023 Aralık sayısında Sayın Özcan Yeniçeri’nin […]
Bu yazıya başlık düşünüyordum. “Öze Dönüş”, “Türk’ün Kendine Dönmesi” vb. tekrar olacaktı. Yeni Ufuk’un 2023 Aralık sayısında Sayın Özcan Yeniçeri’nin […]
“Hikmetinden sual olmaz.” İmparatorluğumuzun 700. yılı 1999’da Marmara Depremi dolayısıyla gereği gibi tartışılıp anlaşılamadı. Bu yüzden en belli noktalarda bile
“Öze Dönüş” dediğimiz şeyi hızlandırmak veya görünür kılmak için vaktiyle “Ey Türk, kendine dön!” deyip durduğumuz şeydir. Bilge Kağan’ın bu
Mâdemki dünden bugüne değişen bir şey yok, Türk genci ülküsünü yine dünkü gibi öğrenecektir. İşte örnek… Ömrünü “Büyük Ülkü Yolu”nda
Türk gencine ülküsünü öğretecek olan en başta Türk millî eğitimidir. Acaba öğretmiş mi, bir bakalım. Şu sözler 1960’lı yılların ilk
Yeni Ufuk dergisi, gelişerek ve yetiştirerek büyümeye devâm ediyor. Şimdi 100. sayısına ulaştı. Yeni Ufuk demek, Çanakkale’ye yürüyüş yaparak şehitlerimizin
“Türk Ülküsü”nün devlet ve millet hayatına hâkim olması için bizim seslenenimiz de oldu. Hattâ yeni ülkücü tipe örneklik de etti.
Büyük milletlerin ülküleri vardır. Onlar politikalarını dâima ülkülerinin gösterdiği doğrultuda yürütürler. Uzun vâdelidir, buna devlet politikası denir. Günden güne, kişiden
Dünya denen mezellete dalsın her isteyen, Ben ırkımın şeref taşan efsânesindeyim. “Sona Doğru” yaklaşırken öğrendiklerim benimle birlikte gitmesin, bir “hoş
İslâm’ın bugün en önemli meselesi “Müslümanların gerçek Müslüman olmak için hiçbir şey yapmayışlarıdır.” O zaman işe bir şey yapmakla başlamalıyız.
Hepimiz; Alp Er Tunga’nın, Bilge Kağan’ın, Melik Şah’ın, Kanuni’nin, Sezar veya Napolyon’un yaşayıp öldüklerini biliyoruz. Bunların söylediklerine ve yaptıklarına inanıyoruz,
Fikrimizi ve neyin peşinde olduğumuzu anlatan, gönlümün vazgeçmek istemediği bu yazı örneklerini daha fazla çoğaltmaya gerek yok. Verilenlerle bile anlaşılmıştır
Vazgeçemediğim yazılardan bir başkası da yine Yahya Kemal’in, “Ezan ve Kur’an” yazısıdır. Bozkurt’ta yayımlanmıştı. Özetle: “Mütarekeden sonra maziye karşı dâüssılam
Kaybolup gitmelerine gönlümün hiç râzı olmadığı, bizi ve geçmişteki gündemimizi, meşgûliyetimizi çok iyi anlatan yazılardan biri de merhum Nevzat Kösoğlu’nun
Okuduğum bâzı yazılar var ki gönlüm onların kaybolup gitmelerine asla râzı olmaz. Çünkü bunlar geçmişe tutulmuş ayna, geleceğe çevrilmiş projektör