SAHİPSİZLİK DUYGUSU VE MİLLİ DEVLET
Sahipsizlik duygusu, zulme haksızlığa gadre uğrayan yahut sıkıntılar ve acılar içinde inanan kişi ve zümrelerde görülür. Küçük ve gelenekçi toplumlarda […]
Sahipsizlik duygusu, zulme haksızlığa gadre uğrayan yahut sıkıntılar ve acılar içinde inanan kişi ve zümrelerde görülür. Küçük ve gelenekçi toplumlarda […]
Milli devlet, herhangi bir sınıf ve zümrenin tekelinde olamaz. O bütün sınıf ve zümrelerin, bütün iş ve meslek gruplarının manevî
Aşırı hürriyetçi eğilimler ister istemez <<ferdiyetçiliği>> kışkırtmıştır. <<Liberal>> düşünceler ve akımlar, gittikçe <<toplumun çözülmesi>> neticesini vermiş ve bu durum bütün
Ülkemizde ve belki de bütün dünyada mana ve muhtevası üzerinde kolay kolay anlaşamadığımız iki kavramdır kültür ve medeniyet. Gerçekten de
Önceki yazılarımızda belirttiğimiz üzere, kültür, maddi olsun manevi olsun bütün “antropo sosyal değerleri ” içine alan bir kavramdır. Antropo sosyal
Birbirinin tıpkısı iki millet mevcut olmadığı gibi, birbirinin aynı iki medeniyet de yoktur. Milli medeniyetleri, ortak yönlerine göre tasnif
Her milletin kendine mahsus bir medeniyeti vardır. Bununla beraber, her medeniyet, beşeriyete “âlemşümul” bir “mesaj” sunmak ister. Bu istek bütün
Her milletin tipik bir özelliği vardır, Alman Psikoloğu W.Wundt, bu noktadan hareketle bir ‘Kavimler Psikolojisi’ yazmıştır. Gerçekten de, milletlerin, tarihi
Biz, bir milleti, tipik bir kültür etrafından toplanan ‘içtimai bir ırk’ olarak tarif ederiz. Bir milletin çocuğu olmak iddiasında bulunan
İnsanlar, gerek kendi aralarında, gerekse tabiatla devamlı ilişki içinde bulunurlar. Fert, kendisini harekete zorlayan motivelerin etkisi altında daha serbest ve
Dil üzerinde sürdürülen tartışmalara dikkat ediniz. Meselenin içtimaî yönü ihmal edilmekte, tartışmalar, daha çok, dilin yapısı, grameri, estetiği, yeniliği, eksikliği,
Dil, bir milletin geçmişteki, haldeki ve gelecekteki nesillerini birbirine bağlayan, onları bir millet haline getiren çok güçlü bir ‘içtimai bağdır’.
Türk-İslam Ülkücüsü, sosyal hayatın bütün tezahürlerini, milli tarih şuuru içinde yorumlar ve değerlendirir. Bize göre, insanlık camiası, milletlerden ibarettir
Millî dil, millî macera ve tecrübeyi yansıtan ve bünyesinde taşıyan çok zengin bir tarih hazinesidir ve başlı başına bir tarih
Dilimizde, bir nesil için eskiden kelimeler ve terimler-bunlar ister millî kökten, ister yabancı kökten gelsinler- bizim için ölmüş sayılamazlar. Türk