UZUN SAPLI KAŞIKLAR
Vaktin birinde, Kerkük şehrinde bir adam yaşıyordu. Kerkük, Büyük Türkiye İmparatorluğu’nun Güney Doğusunda bir cep gibi sarılmış bir liva merkeziydi
Vaktin birinde, Kerkük şehrinde bir adam yaşıyordu. Kerkük, Büyük Türkiye İmparatorluğu’nun Güney Doğusunda bir cep gibi sarılmış bir liva merkeziydi
Milliyetçi-Toplumculuğumuz, kasıtlı bir şekilde yorumlanmakta ve zaman zaman çeşitli fikir, doktrin ve hareketlerle aynı şeymiş gibi gösterilmek istenmektedir. Bazen ona
Birbirinin tıpkısı iki millet mevcut olmadığı gibi, birbirinin aynı iki medeniyet de yoktur. Milli medeniyetleri, ortak yönlerine göre tasnif
Her milletin kendine mahsus bir medeniyeti vardır. Bununla beraber, her medeniyet, beşeriyete “âlemşümul” bir “mesaj” sunmak ister. Bu istek bütün
Bu konuya iki makale halinde sunacağız. İlk makalemizde din aleyhindeki sistemli fikirleri ele alacağız. İkinci makalemizde, İslâmiyet’i yıkmak isteyen çeşitli
Düşman kuvvetleri, ikinci Meşrutiyet döneminden itibaren, Türk milliyetçilerini birbirine düşürmek için akla gelebilecek bütün silahları denemişlerdir. Şeytanı bile imrendirecek bir
Her milletin tipik bir özelliği vardır, Alman Psikoloğu W.Wundt, bu noktadan hareketle bir ‘Kavimler Psikolojisi’ yazmıştır. Gerçekten de, milletlerin, tarihi
Ülkü kelimesinin bizzat ifade ettiği manada, bir temizlik, bir ulvilik ve insanın ruhunu okşayıcı, çekici bir ifade vardır. Nitekim Ülkü,
I İslamiyet, milliyetçiliği reddetmez. Buna mukabil milliyetçilik de, Müslümanlığın ilahi bir nizam olması gerçeğini ve insanlık tarihine getirdiği yüksek değerleri
Ordular doğuya, ordular batıya, ordular güneye ve kuzeye durmadan akıyordu. Ordular, bir sonu gelmez ırmaktı sanki yatağına sığamıyordu; kabarıyor, taşıyor,
Biz, bir milleti, tipik bir kültür etrafından toplanan ‘içtimai bir ırk’ olarak tarif ederiz. Bir milletin çocuğu olmak iddiasında bulunan
Milli Devlet Olma Savaşı, Büyük Türkiye İmparatorluğu’nun yirminci yüzyılda yeni bir zamana ve kahredici bir medeniyet anlayışına karşı direnişi; imkânsızın,
I Faşizm suçlaması diğer bütün suçlamalardan daha yaygındır. Yalnız milliyetçileri değil, çok defa birbiriyle hiç ilgisi olmayan zümreleri ve şahısları
Türk Milliyetçiliği, Türk Milleti’ne duyulan derin sevgi ve inançtan kuvvet alan, bir duygu ve bir şuur halidir. Türk Milletinin hür
İnsanlar, gerek kendi aralarında, gerekse tabiatla devamlı ilişki içinde bulunurlar. Fert, kendisini harekete zorlayan motivelerin etkisi altında daha serbest ve