MİLLÎ EĞİTİMİN FONKSİYONLARI
Sosyoloji, sosyal yapıların, sosyal değerlerin ve müesseselerin fonksiyonları ile var olabileceklerini, itibarlarını koruyabileceklerini ve varlıklarını devam ettirebileceklerini ispatlamıştır. Fonksiyonlarını sağlam […]
Sosyoloji, sosyal yapıların, sosyal değerlerin ve müesseselerin fonksiyonları ile var olabileceklerini, itibarlarını koruyabileceklerini ve varlıklarını devam ettirebileceklerini ispatlamıştır. Fonksiyonlarını sağlam […]
Tüm samimiyetimle size bu dergiyi anlatmak istiyorum. Ne gözünüzde çok büyütmek amacındayım ne de gerçekleri bırakıp efsanelere yönelme derdinde. Sadece
Kahvehane köşelerinde emekli küçük memurlara rastlarsınız. Artık ömürlerinin son günlerini yaşayan bu yaşlı, beli bükülmüş biçare insanlar sabahtan akşama kadar
Bugün her medenî topluluğun sözlüğünde millet, devlet ve hükûmet tâbirleri vardır. Bunların aynı dilde yan-yana yaşaması her birinin ayrı mefhumlara
Atıf Hoca İstiklâl Mahkemesi’nde Bilindiği üzere Atıf Hoca, 7 Aralık 1925’te İstanbul’daki evinden alınır ve tutuklanır. Giresun’daki ayaklanmada dahli
Biz hep onu hikâyeciliği ile tanırız ya da o bizim karşımıza hep hikâyeleriyle çıktı sanırız. Oysa “Ben Gönen’ de doğdum,”
Çelimsiz, ufak tefek bir insan. Fakat “Sağlam kafa, sağlam bedende bulunur.” u yalanlayan bir zihin, kuvvetli bir hafıza, parlak bir
Ey, Türkistan, şanlı ülke, güzel anayurt! Bir gün gelir kaldırırız yine bayrağı; İçimizden elbet çıkar yeni bir Bozkurt, Yabancıdan geri
Oğuzların 24 boyundan biri olan ve Kaşgarlı Mahmud’un ünlü eseri Divan-ü Lügat’it Türk’e göre yirmi iki Oğuz boyunun beşincisi olarak
<<Eğitim>> bir sosyal vâkıadır. Gerçekten de, târih boyunca, <<eğitimden>> mahrum bir tek insan cemiyeti dahi gösterilemez. En ilkel guruplarda dahi,
Çin uzun yıllar Batı’nın kapısını açmak için Türkistan anahtarını kullanmaya gayret göstermiştir. Uzun yıllar çevresine ördüğü kafesin dışına çıkmayan Doğu’nun
Bir zamanlar merhum Dündar Taşer “Dünya barışını, dünya nimetlerini bölüşenler düşünsün.” demişti. O zamandan beri “dünya nimetlerini bölüşenler” in kimler
Târihî roman yazmak, hele târihteki büyük adamların hayat macerasını roman haline getirmek çok çetin bir iştir. Romancı böyle bir teşebbüse
İstiklâl Mahkemeleri Bilindiği üzere TBMM, düşmanla silâhlı mücâdele yaparak işgal altındaki vatanı kurtarmak düşüncesiyle kurulmuştu. Bu amaca ulaşmak için,
Muazzam bir kalabalık… Soğuktan kol kola girmiş saflar. Nizâmî duruş ile birbirini kollayan yığınla insan. Belli ki kutlu birisi bekleniyordu.