TÜRKÇÜLÜĞÜN ESASLARI’NIN 100. YILINDA BİR MUHASEBE DENEMESİ
Muhasebe kelime manası olarak hesaplaşma, karşılıklı hesap görme anlamlarına geliyor. Günümüzde küçük bir bakkal dükkanının bile muhasebe yapmaksızın ayakta durabilmesinin […]
Muhasebe kelime manası olarak hesaplaşma, karşılıklı hesap görme anlamlarına geliyor. Günümüzde küçük bir bakkal dükkanının bile muhasebe yapmaksızın ayakta durabilmesinin […]
Türkçülüğün Esasları’nın yüzüncü yılında Türk milliyetçiliğinin tarihin ve günümüzdeki ahvalinin iyi bir değerlendirmeye tabii tutulması elzemdir. Bu kısa yazıda ben
Ziya Gökalp’in Türkçülüğün Esasları kitabında hafızama kazınmış bir cümle var. Sunuşumu bu cümle üzerine kurmak istiyorum. Mefkûre istikbalin hâlikidir. Yani ülkü
Bir fikri ve siyasi hareketin yüzyılı üzerine bir değerlendirme yapmak oldukça zordur. Çünkü böyle bir değerlendirme hem süreci anlaşılır bir
Ziya Gökalp, Osmanlı imparatorluğunun dağılışına, çözülüşüne ve nihayet yeniden Türkiye Cumhuriyeti adıyla milli bir devlet olarak kuruluşuna şahitlik etmiş bir
Olaylar siyasete ve düşüncelere etki ediyor. İlkokulda, hâlâ var mı bilmiyorum, benim zamanımda, duvarda bir tarih şeridi olurdu. Keşke olaylar
Ziya Gökalp’ın Türkçülüğün Esasları adlı eseri, onun 1911’deki Genç Kalemler’de çıkan yazılarından başlayarak 1923’e kadar çeşitli dergilerde yazdığı yazılarla şekillenen
Cumhuriyet gazetesi, (88), Salı, 3 Muharrem 1342/5 Ağustos 1340/ 1924, s. 2 Dün meçhul filozof şöyle diyordu: Avrupalı Türkiyatçılar, eski
Yazıya, Türkistan’da millî, fikrî ve edebî konularda verdiği mücadeleleri ile kalbimizin en derinlerinden yer almayı başaran, Türkistan’ın millî kahramanlarından biri
İnsanoğlu doğumla yaşam arasında; varlığını ve diğer varlıkları anlamaya çalışmış, gelimli gidimli dünyada mânâ arayışına çıkmıştır. Hayatı boyunca gözlem yapmış,
Bu yazımızda; son yıllarda sık sık duyduğumuz, muhtevasının “cinsiyet eşitliği” diyerek bir çırpıda açıklanıverdiği feminizm fikrini doğuran zihni temelleri anlatacağız.
Geçtiğimiz üç yüzyılda sosyal bir mesele olarak en çok tartıştığımız konu; “Neden düşüyoruz, nasıl yükseliriz?” idi. Herhalde Türk tarihinin en
İnsanı ve insan gruplarını sömürücü olmaktan kurtarmak için elimizde bulunan en önemli koz, hiç şüphesiz eğitimdir. Fertlerin ve kitlelerin bu
İnsan, yaşarken tercih ettikleri ve tercih edemediklerinin toplamı olarak toplum içinde bir kimlik ve şahsiyet kazanmaktadır. Nerede, nasıl, hangi ailede
Eyvah biz kaldık Esfeli’s-sâfilîn’de! Ahsen-i takvim üzre, onlar geçip gittiler… 18 Eylül Salı Ahmet Hoca’mın dersi erken bitmişti. Lojmana geçmeden