KÜRTÇÜLÜK VE TARİKATÇILIK KISKACINDA BİR TÜRK SUBAYI: ORGENERAL MUSTAFA MUĞLALI PAŞA-II
Emekli bir Orgeneral olarak askerlik mesleği sona eren Mustafa Muğlalı Paşa ile hem tarikatçıların hem de Kürtçülerin sözüm ona hesaplarının […]
Emekli bir Orgeneral olarak askerlik mesleği sona eren Mustafa Muğlalı Paşa ile hem tarikatçıların hem de Kürtçülerin sözüm ona hesaplarının […]
“Ben Hocalı, ben Türkün modern çağdaki yası, Mahzun Azerbaycan’ın bir mazlum coğrafyası. İslam düşmanlığının tekrar azdığı yerim, Ben tarihin tarihi
Bir adam vardır ki, hiçbir düşüncesinde, hiçbir hareketinde “kendi kendisi” olamaz. Ne düşünse, ne yapsa, ne söylese kendini değil, mensup
Ve tarih bir gün, acz içinde kıvrana kıvrana şehadete susamış bir ülkücüden daha müthiş bir silahın keşfedilemediğini yazmak zorunda kalacaktır.
Türkiye bir fikir perişanlığı içine atılmış durumdadır. Milletçe kalkınma davamızın ön planda yer aldığı şu yıllarda bazı zümrelerin içtimaî ve
Türkistan’da Bir Bozkurt Enver Paşa, İlyas Kara’nın kaleminden titiz bir çalışma sonucu ortaya çıkmış eseri. İlyas Kara, kitabına başlarken okuyucuya
Türk dilinde <<töre>>, Türk milli vicdanına hâkim olan <<umumî hukuk prensipleri>> manasında kullanılmaktadır. Töreyi dar ve mahallî olan gelenek kavramından
Yıllar önce henüz lise sıralarında dirsek çürütürken Atsız’ın ‘‘Bozkurtlar’’ romanını okumaya başlamıştım. Ne gariptir ki tüm o heyecanlı sahnelerin dışında
<<Ah! Baksana yine geliyor bizim deli!>> dedi ufaklık yanındaki kavruk tenli çocuğa. Güneşin tenine yanık buğday rengini işlediği çocuk, başını
“Osmanlı’nın son dönem aydınları inanmışlıkları ve inançları uğruna rahatlarını hatta hayatlarını verebilişleriyle gerçek ülkücülerdir.“ Eğer bir nesil bir imparatorluğu kurtarmaya
Türkçemize artık yerleşmiş olan, Latince kökenli bir kelimedir seküler. Latince “dünyevi, dine değil dünyaya ait, yeryüzü ile ilgili” anlamlarına gelen
Dünyayı ‘’yeni dünya düzeni‘’ adıyla kontrol altına almaya çalışan vahşi kapitalizmin günümüzdeki en korkunç silahı, ekonomidir. Emperyalizme direnen milletlere, artık
Deriz ki: Bir Türk ancak zeybek oynarken diz çöker. Orgeneral Mustafa Muğlalı da hiç şüphesiz böyle bir Türk’tü. Üstelik kendisi
Irmak denilince aklımıza önce Sırderya sonra Amuderya sonra Nil sonra Tuna ve sonunda Sakarya gelir. Sakarya, masum Anadolu’nun sadece “saf
Her cemiyet, kendi sosyal, kültürel, ekonomik ve politik hayatını düzene sokacak <<norm>>lara muhtaçtır. Bu normların dini, ahlaki, hukuk, bedii mahiyette