DÜNDAR TAŞER
Türk Milliyetçiliğinin aksiyoner hale gelmesinde çok önemli katkıları olan Dündar Taşer, 15 Mayıs 1925 tarihinde Gaziantep’te doğmuştur. Aile tarihlerine göre […]
Türk Milliyetçiliğinin aksiyoner hale gelmesinde çok önemli katkıları olan Dündar Taşer, 15 Mayıs 1925 tarihinde Gaziantep’te doğmuştur. Aile tarihlerine göre […]
Ülkücü literatürde ince bir meydan okumanın da ifadesi olan bir argüman vardır: “Taşer’i bilmeyen davasını ne bilir…” Sitemle karışık bu
Tarih denen okyanus şüphesiz tekerrürden ibarettir. Fuzuli’nin “Bilmek acı çekmektir” deyişiyle bu tekerrür arasında bugün için bir bağ kurmak gerekirse
Türkler Türkistan bozkırlarının bağrından koparak akın akın Anadolu’nun aydınlığına ve bereketli topraklarına koşarken sırtlarında gözü yaşlı balaları, önlerinde verimli otlaklara
Türk siyasî, içtimaî ve fikrî hayatının, bilhassa son iki yüzyılını meşgul eden, şu an dahi çözülememiş başlıca birtakım meseleler vardır.
Değerli kitaplara yapılacak en güzel iyilik onları mütemadiyen dile getirmektir. Bu anış bazen dost meclisinde yapılan bir atıfla, bazen -çağın
Gün Sazak, 27 Mayıs 1980 tarihinde şehit oldu. O günden bu yana 38 yıl geçti. Bu ölüm yıldönümü vesilesiyle bütün
‘’Kişi dostunun, yani sevdiği dostunun dini üzeredir, onun için her biriniz iyi baksın, kime dostluk ediyor, kiminle sevişiyor.’’(1) “Dostluk nedir?”
Sivilce bir ergenlik sorunudur. Ergenlik döneminde gençlerin en önemli sıkıntılarından biridir. Sivilcesi çok olan genç, yaşıtlarınca alay konusudur. Öyle ki,
Türkçülük için 3 Mayıs 1944, yeni bir miladı işaret eder. Türkçülerin, kalabalıklar halinde birleştiği, yürüyüşler yaptığı ve başkaldırdığı bir miladı.
Bir insanın Müslüman olduğunu gösteren beş türlü ibadet vardır. Başka bir deyişle, galat-ı meşhur, yani İslâm’ın şartları olarak bildiğimiz bu
Ankara’da 1970’li yılların başında hem fakültemizde hem de kaldığımız öğrenci yurdunda Kerkük’ten okumak için gelmiş arkadaşlarımız vardı. Onlarla zaman zaman
Yeni Ufuk Dergisi: Sn. Berkan SÖZER öncelikle söyleşi talebimizi kabul ettiğiniz için teşekkür ederiz. Sizin nesliniz için Başbuğ Alparslan Türkeş
Kişioğlu çoğunlukla zamanın içinde yaşıyor. Milyar yıllık dünya tarihinin yalnızca anlık bir diliminde nefes alıp veriyoruz. Geçmişi birkaç hoş edebi
Sanıyorum 1991 Yılı idi. Konya Ocak başkanlığı görevini yapıyordum. İl Ocak başkanlarına hitaben Rahmetli TÜRKEŞ’in bir konuşma yapacağı toplantıya çağrıldım.