AHLÂK EĞİTİMİNİN ESASLARI
Ülkemizde, <<ahlâk eğitiminin>> lüzumuna inanmayacak bir tek aklı başında insan gösterilemez. Ahlâk, insan hayatının en vazgeçilmez yönlerinden biridir. Bununla beraber,
Ülkemizde, <<ahlâk eğitiminin>> lüzumuna inanmayacak bir tek aklı başında insan gösterilemez. Ahlâk, insan hayatının en vazgeçilmez yönlerinden biridir. Bununla beraber,
Milliyetçilikte şahsiyetten bahsederken baba ocağında gelişen şahsiyetin teşekkülünde âile ahlâkının oynadığı role temas etmiştik. Aslında âile insan gruplarının sosyal şekil
Kültür değişmesi zamanımızın sosyal ilimcilerini iki bakımdan alakadar eder. Bir tarafta kültür değişmesi ile uğraşan, bunu nasıl ve hangi yollarda
Arada bir kendi kendisine: ‘’Ben ne biçim adamım?’’ diye soran kaç kişi vardır? Geçici bir hayret ve tecessüsle değil, hayranlıkla
ŞAHSİYET, konuşmalarımızda ve yazılarımızda sık sık kullandığımız tâbirlerden biridir. Şahsiyet sahibi insan, şahsiyetini kazanmış sanat, şahsiyetli siyaset vb. gibi. Şahsiyet
Kıbrıs muharebelerinden sonra Ordumuzun, gerek âcil gerek uzun vâdeli ihtiyaçlarını karşılamak üzere istenildiği yerde ve zamanda kullanılacak büyük fonlar tesisi
Türk-İslam Ülkücüsü, İslâm’ın ahlâk ve faziletlerine göre yaşamak azim ve kararındadır. Bu Allah ve Resulünün sevdiği ve övdüğü ahlâka sahip
Dinimizde << örf ve âdet>> sözleri beraber kullanıldığından olacak, bu iki kavram birbiri ile karışmaktadır. Daha önceden de belirttiğimiz üzere,
Memleketteki ahlâk faciaları hakkında duyduklarımız gazetelerde okuduklarımızdan, gazetelerde okuduklarımız bildiklerimizden, bildiklerimiz gördüklerimizden fazladır. Bunların hepsi, bize bir uçurum kenarında olduğumuz
Millet dil ile var olur. Bir maddi kuvvet ve manevi değerler bütün olan milletin, kendi hayat anlayışı, telâkkileri ve dünya
Geçmişe hasretle bakmak ve sık sık geçmiş üzerinde durmak bizde hem bugünden duyduğumuz sıkıntıyı, hem de gelecekten duyduğumuz endişeyi belirtir.
Dinsiz bir adamın ahlâk sahibi olması mümkün olup olmadığını soranlar oldu. Bu mesele birkaç cümlede kestirilip atılamayacak kadar büyük dünya
MiLLET denilen varlığın kutlu bir mahiyet kazanması son yüzyılların insanlığa hediye ettiği en büyük değerlerden biridir. Uzun tarihî tecrübelerden sonra
Fikir adamlarımızın çoğu bir ahlâk buhranı içerisinde olduğumuzu kabul eder, sanırım. Fakat ahlâk mevzuunda araştırmalarımız yoktur. İrtica gibi sık sık
İlim, artık milletin bazen soy arılığına bağlayan, bazen siyasî sınırlarla tehdit eden eski tarifin çerçevesini aşmış bulunuyor. Bugün millet denince,