ÇOCUK SÜTUNU: ATEŞ YAKABİLEN MAHLÛK
Turgut babasına sordu: -Bey baba, sermaye nedir? Ve hayvanlarda var mıdır? Babası şöyle cevap verdi: -Hayvanlarda sermayenin bulunup bulunmadığını anlamak
Turgut babasına sordu: -Bey baba, sermaye nedir? Ve hayvanlarda var mıdır? Babası şöyle cevap verdi: -Hayvanlarda sermayenin bulunup bulunmadığını anlamak
Ekonomik hayatın ve faaliyetlerin mahiyeti, yapısı ve işleyişi, insan gruplarının barış ve savaş şartlarına göre değişir. Bilindiği gibi savaşlar, yeni
İnsan gerçeği aramalı, hakikate yönelmelidir. Gerçek ve hakikat farklı mıdır? Günlük hayatımızda, konuşma ve yazılarımızda, birbirinin yerine kullanmakla, aynı anlamı
Turgut babasına sordu: – Hayvanlar, ihtiyaçlarını nasıl tatmin ederler? İnsanlar gibi çalışmakla mı? Babası cevap verdi: – Bazısı çalışarak ihtiyaçlarını
-Orhan, oğlum, şuraya otur, seninle çok ciddi bir iş için konuşacağız. (Orhan gösterilen sandalyeye oturarak): -Buyurun babacığım, emirlerinizi dinlemeye hazırım.
Dün bir mecliste, rektörlü bir iki profesörün İnönü’yü ziyareti konusu açıldı. Aramızda bir Ord. Prof. de vardı. Bir zat ilmin
Bir millet, sun’î bir sosyal yapı değildir. Her millet kendine mahsus bir tarih ve coğrafya içinden geçerek gelmektedir. Bir milleti
Bundan otuz sene evvel, bir gün Erzurum Mülkî İdadisi’nde hazırlık görülüyordu. O gün Dördüncü Ordu Müşiri Erzincan’dan Erzurum’a gelecekti. Talebenin
[1]Ulu Tanrı! Gün batıyor, sevgili korkun gönlümde doğuyor. Kumral akşam bana sessizlikler içinde büyüklüğünü fısıldıyor… Bu alaca karanlıklar arasında bir
[1]Günümüzde yani din ve ubûdiyetten ziyade cins ve milliyetin hüküm sürdüğü böyle bir çağda, insan kendi soy ve milletini tanımaması,
Dün yine meçhul filozofla konuştuk. Ona sordum: -Gençlerimizin bir kısmı sporla meşgul, bir kısmı da iktisadî işlere atılmış. Bunlar kitap
Tercüman’ın anketinde de öğreniyoruz ki “İstanbul Üniversitesi’nde başarısızlık nisbeti dünyanın öteki memleketlerindeki üniversitelerle mukayese edilemeyecek kadar düşüktür. Bazı profesörler: “Meselenin
Bazı sosyologlar, ferdî ruhun ve egonun karşısına, bir içtimaî ruh ve maşer-i şuur ile çıkmayı deneyerek sosyolojilerini kurmaya çalışmışlardır. Bunların
Bana öyle geliyor ki, ilköğretime yükseköğretimden daha fazla önem verilmesini isteyenler, bunun tam aksini iddia eden Tubâ ağacı nazariyecilerinden daha
Tabiî olan şey, insan müdahalesi olmaksızın mevcut olan şeydir. İnsan – fert ve cemiyet olarak tabiata ve tabiattaki keyfiyetlere müdahale