KÜÇÜK BİR HİKÂYE: AŞKTAN DAHA KUVVETLİ
-Orhan, oğlum, şuraya otur, seninle çok ciddi bir iş için konuşacağız. (Orhan gösterilen sandalyeye oturarak): -Buyurun babacığım, emirlerinizi dinlemeye hazırım. […]
-Orhan, oğlum, şuraya otur, seninle çok ciddi bir iş için konuşacağız. (Orhan gösterilen sandalyeye oturarak): -Buyurun babacığım, emirlerinizi dinlemeye hazırım. […]
Dün bir mecliste, rektörlü bir iki profesörün İnönü’yü ziyareti konusu açıldı. Aramızda bir Ord. Prof. de vardı. Bir zat ilmin
Bir millet, sun’î bir sosyal yapı değildir. Her millet kendine mahsus bir tarih ve coğrafya içinden geçerek gelmektedir. Bir milleti
Bundan otuz sene evvel, bir gün Erzurum Mülkî İdadisi’nde hazırlık görülüyordu. O gün Dördüncü Ordu Müşiri Erzincan’dan Erzurum’a gelecekti. Talebenin
[1]Ulu Tanrı! Gün batıyor, sevgili korkun gönlümde doğuyor. Kumral akşam bana sessizlikler içinde büyüklüğünü fısıldıyor… Bu alaca karanlıklar arasında bir
[1]Günümüzde yani din ve ubûdiyetten ziyade cins ve milliyetin hüküm sürdüğü böyle bir çağda, insan kendi soy ve milletini tanımaması,
Dün yine meçhul filozofla konuştuk. Ona sordum: -Gençlerimizin bir kısmı sporla meşgul, bir kısmı da iktisadî işlere atılmış. Bunlar kitap
Tercüman’ın anketinde de öğreniyoruz ki “İstanbul Üniversitesi’nde başarısızlık nisbeti dünyanın öteki memleketlerindeki üniversitelerle mukayese edilemeyecek kadar düşüktür. Bazı profesörler: “Meselenin
Bazı sosyologlar, ferdî ruhun ve egonun karşısına, bir içtimaî ruh ve maşer-i şuur ile çıkmayı deneyerek sosyolojilerini kurmaya çalışmışlardır. Bunların
Bana öyle geliyor ki, ilköğretime yükseköğretimden daha fazla önem verilmesini isteyenler, bunun tam aksini iddia eden Tubâ ağacı nazariyecilerinden daha
Tabiî olan şey, insan müdahalesi olmaksızın mevcut olan şeydir. İnsan – fert ve cemiyet olarak tabiata ve tabiattaki keyfiyetlere müdahale
Dün gene meçhul filozofla beraberdim. Elinde bir gazete vardı. Dedi ki: -Bazı kimseler, hâlâ “hedef”le “mefkûre”nin ayrı ayrı şeyler olduğunu
Dün, yine meçhul filozofla konuştuk. Ona sordum: Bazı kimseler ecnebi sermayesinin memleketimize girmesinden sakınıyorlar. Bu hususta fikriniz nedir? Şu yolda
Nüfus faktörü denilince, nüfusun gerek hacimce, gerek yoğunlukça azalması veya artması ile ilgili hareketler aklımıza gelmelidir. Sosyal ve ekonomik hayattaki
İstanbul Üniversitesi’nin felsefe imtihanlarında çok düşük netice alınmış ve Milli Eğitim Bakanlığı tarafından tahkikata başlanmış. Bazı iddialara göre felsefe şubesinin