SOVYET TÂRİH YAZICILIĞI VE ‘HOMOSOVETİCUS’A GİDEN YOL
Türk târihinin son 500 yılında Rusya ile münâsebetler tâyin edici rol oynar. Özellikle eski Altınordu havzasından başlamak üzere Türk milleti
Türk târihinin son 500 yılında Rusya ile münâsebetler tâyin edici rol oynar. Özellikle eski Altınordu havzasından başlamak üzere Türk milleti
Nemelâzımcılığın kelime anlamı Türk Dil Kurumuna göre; “gerekli şeylerle ilgilenmekten kaçınma durumu, bir şeyi umursamama durumu ve neme gerekçilik” olarak
Türk insanı olarak bizler, dünyâda misâfirperver olarak biliniriz. Misâfiri en güzel şekilde ağırlamak isteriz. Misâfiri buyur etmekten uğurlayana kadarki sürede
Türk gencine ülküsünü öğretecek olan en başta Türk millî eğitimidir. Acaba öğretmiş mi, bir bakalım. Şu sözler 1960’lı yılların ilk
Yeni Ufuk’u önce dergi diye tanıdım. Bizim Millî Düşünce Merkezi Bilgi Şölenleri bitip insanlar sohbete ve çaya yöneldiklerinde mutlaka bir
“Âsımın nesli, diyordum ya” der Mehmet Akif. Gençler bugünden geleceğe uzanan bir nesildir. Bir milletin hem bugünü hem yarınıdır. Genç
Derdi olan neylesin? Derdi neyse söylesin Korkuyorsa neylesin? Hiç korkmasın söylesin Derdi olanların dertlerini hiç korkmadan, çekinmeden anlattıkları, anlattıklarını yaşadıkları,
İleri, medenî bir millet hâline gelebilmemiz, ilim, fikir ve sanat sâhalarında yaratıcı faâliyetlerde bulunabilmemiz her şeyden evvel umûmî, müşterek ve
Geçtiğimiz sayılarda âile kurumunu, târihî ve dînî açıdan değerlendirmiştik. Bu yazımızda eğitimde, âilenin üzerine düşen vazîfelerden ve bunun millet için
Yaklaşık on yılda (ortaokul, lise ve üniversite) öğrencilerine bir yabancı dil bile öğretemeyen Türkiye Cumhuriyeti, ikinci Özal hükûmeti zamanında Millî
“Adâlet, kültürün kalbidir.” MHP ve Ülkücü Kuruluşlar Dâvâsı’nda îdamla yargılanan Başbuğ, savunmasını “adâlet” ve “zulüm” mefhumlarından hareketle yapmıştı. Cihan hâkimiyeti
Tarîkatlar şekil, tavır ve hedef değiştirerek evrilip duruyorlar. Son yüzyılda bunlara cemaat adını verdiğimiz dînî gruplar da eklendi. İlk tarîkatların
Yirminci yüzyılın başlarında Türk milliyetçiliğinin temel gâyesi Türk milletine milliyet şuuru kazandırmak, kısaca “Ne mutlu Türk’üm diyene!” düsturunu Türk halkına
Târih, hep zaferlerle, hep güzel işlerle anılmıyor. Hatâlar, mağlûbiyetler, sıkıntılar da târihe dâhildir. 30 Ağustos Zaferi’ne giden yoldaki hatâları, sıkıntıları,
Ağustos ayının Türkler için ayrı bir anlamı vardır. Ağustos ayı, Türk’ün“Zaferler ayı”dır. Türk milletinin kaderini değiştiren ve târihine altın harflerle