MEĞER DOST ELİNDEN OLA ÇÂRESİ
Öncelikle Yeni Ufuk dergisini 100. sayıya ulaştıran, bizlere bu mutluluğu yaşatan, emeği geçen herkesi kutluyorum. İnsan duygu ve heyecanlarını ifâde […]
Öncelikle Yeni Ufuk dergisini 100. sayıya ulaştıran, bizlere bu mutluluğu yaşatan, emeği geçen herkesi kutluyorum. İnsan duygu ve heyecanlarını ifâde […]
Millî Devlet gazetesi için ilk yazımı, “Hani Akif merhum, İstiklâl Marşı’mızda ‘Sönmeden Yurdumun üstünde tüten en son ocak’ diyor ya…
100 ay, 100 ayrı emek… Her sayısında daha iyiye giden; emeklerken yürüyen, yürürken koşmaya başlayan bir evlâda bakarmış gibi baktığımız
“Döner kavşaktan üçüncü çıkışa ilerleyiniz.” Eminim ki navigasyon kullananlar, bu söze oldukça âşinâdır. Peki, bu sözün Yeni Ufuk dergisinin yüzüncü
İnsanoğlu yaşamı boyunca kendi hikâyesini yaşayarak göçüp gidiyor. Kendi tercihleri ile şekillendirdiği hikâyesinde sessiz sedâsız kendi meşgaleleri ile hikâyesini tamamlıyor.
Büyük ihtimalle S. Faik Abasıyanık’ın Karanfiller ve Domates Suyu adlı hikâyesini okumuş ve bu hikâyenin kahramanı Kör Mustafa’yla tanışmışınızdır. Şâyet
Kıymetli kardeşlerim, Bu yazımda elinizde tutuğunuz dergiyi var eden zihniyeti, bu derginin doğum hikâyesini ve amacını anlatmaya çalışacağım. Müsaadenizle önce,
Târih sahnesine çıktığımız ilk günlerden, şu âna kadar Türk târihine baktığımızda; yükselişlerin ve alçalmaların olduğunu görürüz. Acaba şu soruyu kendimize
Bir gün, bir sohbet sırasında değerli bir büyüğümüz demişti: “Her insan bu hayatta kendi kilimini dokur.” Bugün sizlere, bu yazımızda,
Her insanın hayâtında belli dönüm noktaları vardır. Yaşadığımız ânın hayatımızın dönüm noktası olacağını, o andan sonraki hayâtımızın genel gidişâtını şekillendireceğini
Başlığa bakarak dergimizin sloganını attığımı düşünmeyin. Bir yolculuğa nasıl çıkılır, yolculuğun kıymeti yol üzerindeyken nasıl anlaşılıyor onu anlatma derdindeyim. Kendimizce
Târihte geçmişe doğru sürekli ilerlemek, belli bir süre sonra sizi arkeolojiye muhtaç hâle getirir. Klasik tâbirle konuşalım; ilk çağ öncesi
Yeni Ufuk’u önce dergi diye tanıdım. Bizim Millî Düşünce Merkezi Bilgi Şölenleri bitip insanlar sohbete ve çaya yöneldiklerinde mutlaka bir
Türk milliyetçiliği dâvâsını ve millî kültürümüzü savunan dergiler içinde 100. sayısını yayınlama başarısını gösterebilenlerin sayısı çok azdır. Özellikle 21. yüzyılda
Parçalanmış hikâyeleri birleştirmek, yarım kalan hikâyeleri tamamlamak irâdesiyle çıkılan aşk yolculuğu. Kendini ifâde etme ihtiyâcı duyan tek canlı varlık olan