AHİLİK TEŞKİLATI
Türk milleti tarih boyunca toplumun huzurunu, refahını, ahlakını korumak için pek çok teşkilat kurmuştur. Bunlardan en önemlisi de topluma hem […]
Türk milleti tarih boyunca toplumun huzurunu, refahını, ahlakını korumak için pek çok teşkilat kurmuştur. Bunlardan en önemlisi de topluma hem […]
Toplumların kendilerine özgü olan gelenek ve göreneklerini nesillere aktarmasıyla ister sözlü ister yazılı oluşan maddî ve manevî her şey kültür
Yüce yüce dağları aşar da insan bir kapının eşiğine kul olur. Belini büker, omuzları yol olur. Bir bakar dili susmuş,
Giriş Türk kimliği ve Alperenlik ruhunu incelediğimiz eserler arasında seri yazının devamı olarak Mustafa Necati Sepetçioğlu’nun Yesili Hoca Ahmet üçlemesi
Balkanlar yüreğimizde her zaman farklı bir yerde. Hele benim gibi ataları Balkanlardan gelenler için yeri bambaşka… Çocukluğundan itibaren dilinle, yaşayışınla,
Geleneğimizden gelen bir yaklaşım olarak hepimiz büyüklerimize karşı hürmet ve sorumluluk hissi beslemekle birlikte bizlere verdikleri öğütleri ve nasihatleri dikkatle
Gazete olmazsa efkâr-ı umumiye olmaz, efkâr-ı umumiye olmazsa millî devlet, millî vatan doğamaz. Gazete her gün her ferdin ayağına giden
Gün ağarmış, sessiz bir feryadın melodisi her yanı sarmıştı. Güneş doğmaya utanmış, açan her bir çiçek solmaya yüz tutmuştu. Bir
İlk yazımızda dört kapı kırk makamın ilk ikisi olan şeriat ve tarikattan bahsetmiştik. Bu yazımızda ise diğer iki kapı olan
Milliyet, 15 Ocak 1958 Üniversitelerimizin 1947’de kazandıkları muhtariyeti muhafaza etmelerini çok isteriz. Fakat Batıdaki ağabeyleri gibi, bu muhtariyete hak kazanmak
Batı için insan-eşya münasebetlerinin tabii bir sonucu olarak gördüğümüz sekülerizm, dünya hâkimiyeti idealini eşyaya hükmetmek üzerine inşa etmişti. Parçalanmış bir
Kültür kavramı tarihin temel birimi olarak gördüğümüz milletler açısından büyük bir önem arz etmektedir. Öyle ki bugün millet tarifleri yapılırken
Ardın sıra, elden ele taşınan, her birinde birbirinden değerli emeğin buram buram hissedildiği o güzel ikramlıklar… Her bir telinde ruhumuzun
İstismar kelimesi, sömürü ile aynı manada kullanılmaktadır. İstismar, Arapça’da “semerelendirme”, yahut faydalı hale getirme demektir, bununla beraber, hususi bir mânâ
İslamcılık; Osmanlıcılık fikri sonrasında ortaya çıkan, Müslümanlar arasında birlik ve dayanışmayı tesis ederek İslam ülkelerini Batı karşısında geri kalmışlıktan kurtarmak,