BİR GÜZEL ÜLKÜ
Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan Bir güzel ülküdür gönül verdiğim. ‘Ezel’den ‘Ebed’e müjde taşıyan Bir güzel ülküdür gönül verdiğim. Riya duygusuyla […]
Yüreklerde kök bağlayıp yaşayan Bir güzel ülküdür gönül verdiğim. ‘Ezel’den ‘Ebed’e müjde taşıyan Bir güzel ülküdür gönül verdiğim. Riya duygusuyla […]
Bir çocuğun gelişimi çok farklı evrelerle olur. Başta çocuk kendinin pek farkında değildir, dünyayı da tanımaz. Hatta bir çevre algısının
Bu yazı Bayram Kiriş’in sohbetlerinden esinlenerek yazılmıştır. Türkçede kimlik, “kim” soru kökünden türetilmiş olup aynı şekilde zorunlu bir mensubiyeti (aidiyet),
“Âdem, Tangrı’ya kaç makamda irer, anı bildürür.” (Hacı Bektaş Veli) Rumeli’den Çin’e kadar uzanan, Türk kültürünün hamurunu; yetiştirdiği tasavvuf ehilleriyle
“Hikmetinden sual olmaz.” İmparatorluğumuzun 700. yılı 1999’da Marmara Depremi dolayısıyla gereği gibi tartışılıp anlaşılamadı. Bu yüzden en belli noktalarda bile
Kelebek Etkisi adında bir film var. Bu filmde başroldeki karakter günlüğü sayesinde geçmişte yaşadığı bir olaya gidiyor ve orada yaptığı
Yahya Kemal’in dediği gibi kökü mazide bir atiyiz. İdeal olan toplum düzeni de böyledir aslında. Mazisini bilen, tarih şuuruna ermiş
Düşüncenin Gelişimi Osmanlı Devleti gerilemeye başlamasından itibaren içerisinde birçok fikir akımı gelişmiş, yaşanan sorunlara karşı çözüm odaklı fikirler sunulmuştur. Bunlardan
Sekülerizmi “Batı’yı Garp yapan dünyevileşme meselesi” olarak tanımlamıştı Durmuş Hocaoğlu.[1] Dünyevileşme; Batı için insan-eşya münasebetlerinden doğan sosyal bir vakıa olarak
Allah arzı ve kâinatı, insanın istifadesine sunmuştur. İslam’ın bu ölçüsü, insan tabiatını, tam bir realizm içinde kavramış bulunmaktadır. Gerçekten de
Batı (Osmanlı) Türkleri içinde ortaya çıkışını gördüğümüz Türk milliyetçiliğinin siyasî gayesi, her şeyden evvel, Osmanlı İmparatorluğu’nun bütünlük ve bağımsızlığının korunmasına
Avrupa şehirlerinden birinde tahsil eden genç bir tanıdığın mektubunu aldım. Eğer bir zarfın içinde olmasaydı, birbirine yapıştırılmış ve üç ayrı
Türk tarihinin son 250 yılı bizim için büyük kayıplar, mağlubiyetler ve acılara sahne olmuştur. Kurduğumuz devletler birer birer yıkılmış, Türk
Bir milletin çocukları şüphesiz geleceğinin teminatıdır ve yetiştirilmesine ne kadar önem verilirse milletin istikbali de o ölçüde parlak olacaktır. Türk
“Hâkimiyet, bîlâ kaydu şart milletindir.” M. Kemal Atatürk Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk, hiç şüphesiz geçtiğimiz yüzyılın en büyük