HALKSIZ DEMOKRASİ I
Demokrasi kelimesinin “halk idaresi” manasına geldiğini artık herkes bilmektedir. Batı ülkelerindeki demokratik rejimlerin işleyişine bakıldığı zaman, uygulamada da bunun böyle […]
Demokrasi kelimesinin “halk idaresi” manasına geldiğini artık herkes bilmektedir. Batı ülkelerindeki demokratik rejimlerin işleyişine bakıldığı zaman, uygulamada da bunun böyle […]
Dilimizde, bir nesil için eskiden kelimeler ve terimler-bunlar ister millî kökten, ister yabancı kökten gelsinler- bizim için ölmüş sayılamazlar. Türk
Önceki yazımızda, bütün varlık hadiselerinin insana nispetle mana kazandığını söylemiş ve devlete de bu açıdan bakarak bir tarife ulaşmaya çalışmıştık.
Dünya tarihine bakıldığında pek çok önemli şahsiyet karşımıza çıkacaktır. Bu kimseler yaşadığı döneme damgasını vuran, o çağın şartları itibariyle
Her Kasım ayının onuncu günü O’nun ruhuna Fatiha’yı, dilim değil, gönlüm okur adeta. Hiç alışık olmadığı esaret zincirine vurulmuş, yok
Eski bir tarihçi sayılırım. Memleketimizde nüfusumuz sayısınca tarihçinin varlığı sebebiyle, bizde tarih disiplini üzerine akademik eğitim almanın güçlüğünü iyi bilirim.
Türk yönetim anlayışı çerçevesinde ve kültüründe arşivlerin büyük bir öneme sahip olduğu eskiden beri bilinmektedir. Fakat bu durum, Ortaçağ’da teşkilatlanmış
Kültürler arasındaki sürtüşmeler ve kültür temasları bir bakıma zaruridir. Bunu önlemek hem mümkün hem doğru değildir. Bütün kültür değerleri gibi,
Fin ülkücüleri tabirinin ne kadar doğru olup olmadığı bakış açısına göre değişmektedir. Eğer ruhunu bir ideale bağlamış kişilere ülkücü diyorsak
Sevgili Kardeşim geçen yazımızda sorduğumuz soruyu tekrar sorarak sohbetimize başlayalım istiyorum; Türk’ün Müslümanlığında Hristiyan dünyasını bu kadar rahatsız eden ne
Hayatın bir bütün olduğunu ve yaptığımız şekildeki ayırımların sırf meseleyi daha kolay ve anlaşılır vazedebilmek için olduğunu söylemiştik. İktisadi diye
Kitaptan başımı kaldırdım. Öğrendiklerimden haz duyuyordum ve başkalarına da anlatmak istiyordum. Keşke diyordum keşke beni tek kendime bıraksalar ve ben
İMemleketimizde çok partili rejimintatbikine başlandığı günden beri, bilhassa 1950 yılından itibaren, bazışahıslar ve teşekküller tarafından muntazam aralıklarla adeta devri birşekilde
“Hoca! Hoca! Bu musalla taşı, musalla taşı olanda böyle er kişi görmedi!” Hüseyin Nihal Atsız’ın cenaze merasimi yapılmaktadır; imam,
İnsanlar vardır, gökteki yıldızlar gibi parlar. İnsanlar vardır çağlar ötesinden ilham alırlar. Onlar doğdukları zaman kimsenin bilmediği sırlar söylenmiştir kulaklarına.