ALAVARDI ŞEHİTLİĞİ
Türk tarihi kahramanlıklar ile dolu olduğu kadar maalesef ihanetler ve iç karışıklıklar gibi olumsuz olaylarla da doludur. Kahramanlarımız, yiğitlerimiz olduğu […]
Türk tarihi kahramanlıklar ile dolu olduğu kadar maalesef ihanetler ve iç karışıklıklar gibi olumsuz olaylarla da doludur. Kahramanlarımız, yiğitlerimiz olduğu […]
Yazının başlığında sahne incelemesi tabirini neden kullandım? Çok yaygın bir söz vardır. “Gözünde resmedebiliyorsa bir şeyleri o iyi bir yazar,
“Paylaşsak tok oluruz Dağılsak yok oluruz Türk dünyasın kurmakçın Toplansak çok oluruz” Görüşmemizde ilk olarak yukarıdaki hoyratla başlamıştı sözlerine Nurettin
“Güney Müslümanlığı Eş’arîlik (Fas’tan Arabistan’a kadar) bizim için tehlike olmaktan çıkmıştır. Bir şeyh satın alır hepsini yönetebilirsiniz. Bizim için Kuzey
“Bugün yollanıyorken gurbete yeniden, Belki bir kişi bile gelmeyecektir bize… Bir kemiğin ardından günlerce yol giden, İtler bile gülecek kimliksizliğimize…
[1]Ulu Tanrı! Gün batıyor, sevgili korkun gönlümde doğuyor. Kumral akşam bana sessizlikler içinde büyüklüğünü fısıldıyor… Bu alaca karanlıklar arasında bir
Ne hazindir ki düşmanlarımızın yapamadıkları tahribatı bizim içimizdeki gafiller ve aldatılmışlar yapmaktadır. Bu yüzdendir ki Türkiye Türklüğünün dilini yıkmak isteyenler,
13.05.2024 Pazartesi Böyle olmamalıydı. Bu kadar acımamalıydı içim. Kendime bu kadar yabancılaşmamalıydım. Kendi içimde kendi ritmimi unutmamalıydım. İçimdeki o ahenkli
“Âşıklıktaki mesele kalpte dönen bir ateştir.” Bu yazıyı kaleme almak ve Taşer’in meselesini yazmak hadsizliği, Taşer’in meselesini yaşayamamanın ıstırabından doğmuştur.
[1]Günümüzde yani din ve ubûdiyetten ziyade cins ve milliyetin hüküm sürdüğü böyle bir çağda, insan kendi soy ve milletini tanımaması,
Işık düşünceli çocuklar, canım çocuklar! Yenilginiz kutlu olsun! -Dilaver Cebeci Kimisinin bedeni eksik, kimisinin mezarı. Kimisini denize attılar, kimisini diri
Dün yine meçhul filozofla konuştuk. Ona sordum: -Gençlerimizin bir kısmı sporla meşgul, bir kısmı da iktisadî işlere atılmış. Bunlar kitap
Tercüman’ın anketinde de öğreniyoruz ki “İstanbul Üniversitesi’nde başarısızlık nisbeti dünyanın öteki memleketlerindeki üniversitelerle mukayese edilemeyecek kadar düşüktür. Bazı profesörler: “Meselenin
Gözlerimi açmakta zorlanıyorum. Uykumdan uyanasım hiç mi hiç yok. Onca sesi, telaşeyi, koşturmacayı idrak edemiyorum. Uyumam lazım. Ayşe teyzelerin oğlu
Bazı sosyologlar, ferdî ruhun ve egonun karşısına, bir içtimaî ruh ve maşer-i şuur ile çıkmayı deneyerek sosyolojilerini kurmaya çalışmışlardır. Bunların